13 Ekim 2009, Salı
saat: 22:06


Benim biraz sertleşmiş ayrılık anlayışım..

Akşam üstü batan güneş hissindeyim
damardan verilen uyuşturucu sersemliğinde
dün terkedilmiş,
bu gün farkedilmiş bir halde

korkaklığımı kağıttan gemi yapıp
bırakmak bile angarya gelirken sulara
nefesimi tutup çığlık atmayı denedim
duy benide arkanı dön diye
orda bir çocuk vardı,içimde
kendi sınırlarını metal bir çomakla çizerken
mayına basan
annesinin aşka yaklaşma yanarsın demesine kulak asmayan
ve babası savaşta ölmüş bir çocuk
işte o pervazsız çocuk
daha yas tutmayı bile bilmeden
aşka kafa tutmakta

ve
içimdeki cocuk bu şekilde dallanıp budaklanmakta işte
bense
onun kadar cesaretim olmadığına karar verdim
sana bişey yapmalıydım
bu aşk yarım kalmamalıydı
derdin hep zaten
en romantik aşklar yarım kalan aşklardır diye
ya yarım kalan insanlar
arkada bırakılanlar
onlar hala romantik mi zannediyorsun

yanılıyorsun
sen orda
ben burda
yüreğim darda
hiç bilmiyorsun
neyse..
gitmek üzereydin
kapının yanında hazırdı tüm geçmişin
ufak,tahta bir bavul içinde
kelimelerinide seçmiştin önceden
zaten belli uyumamışsında
bense tüm sertleşmiş hislerimle
bunun gerçek olmadığına inanmaya çalışıyordum
ve
bir perşembe sabahıydı
gitmek için geri sayarken
pazar malı bir çamaşır ipi yardımıyla
Asırlık bir apartmanın zemin katındaki en tenha odasında
asıyorum
önce seni sonra kendimi.
artık git gidebilirsen
ruhun bedeninden ayrıldı
senin aşk anlayışın
benim ayrılık anlayışıma şimdi denk geldi
yerel saatime göre özgürsün artık
....


istanbul
hosting