|
14 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 17:28
Dunyanin en guzel sehri Istanbul ise ikinci en guzel sehri de San Francisco olsa gerek. Bu da benim simarik guncem olsun. Illa ki depresif gunce yazilacak, hayatin dertlerinden bahsedilecek diye bir kural mi var. Aaaa. --- Aslinda "dunyanin en super x'i" geyigi de gereksiz. Bir suru faktoru dusunmek gerekiyor kendinden fazla emin cikarimlar yapmadan once. Birinci olarak herseyin oznel oldugunu, iki insanin en alakasiz seyde dahi ayni kaniya varmasinin beklenmemesi gerektigini hatirlayalim. Sirf bu gercek bile aslinda dunyanin en x y'si geyiklerini durdurmali. Hani bir iliski geyigi gibi. Herkese kendi aski dunyanin en guzel aski. Oyle de zaten, dunyada senin kararlarini senden baska verecek biri olmadigina gore for all intents and purposes, senin askin dunyanin en guzel aski gercekten de. Fazla germeyelim. Ikincisi de insanlarin dunyadaki tum olasiliklari goz onunde bulundurmadan kararlar vermesi gibi bir sey var. Dunyada gordugum sehir sayisi iki elin parmaklarini zor gecerken fazla zorlamamak lazim. Tabi bunun yaninda random sampling falan var, oho. Sikerim ya, dunyadaki tum sehirleri gorsem ne olur ki. Yani hani vakit gecirdikce seviyorsun birini ya da bir seyi, anlam katiyorsun. Elbette ki nesnel guzellik onemli ama bir his uyandirmasi icin birinin bir seyler hatirlatmasi gerek ki o da ancak yasayarak oluyor. Bu sehir de olur, sevgili de, ev de. Ama her sey gereksiz aslinda bu bakis acisi ile. --- en.wikipedia.org/wiki/Argument_to_moderation Dunyadaki her tartismanin altindan kalkmanin en kolay yolu. --- Oturup dusunuyorum tabi. --- Hakikaten hayatimda hassas oldugum konu var mi diye dusunuyorum ama cok bulamiyorum. Irk, dil, din, milliyet, aile gibi konulara kendi goruslerime sahip (ya da tamamen gorussuz) bir insanim ve hakikaten kimsenin dusuncesini onemsemiyorum. Onemsemiyorum dogru degil, aksine cok onemsiyorum ama hic bir seyden rahatsiz olmuyorum. Ama bazi konular, daha dogrusu koun var ki birak kotu bir laf duymayi, tartismayi bile sevmiyorum. Haliyle o gibi konularda saka yapildigi takdirde rengim atiyor, sessiz ve durulgan bir insan haline geliyorum. Rica ediyorum. Gecmis, guncel ve gelecek iliskilerim hakkinda ne yorum, ne saka ne de goruste bulunun. Kimseye cikismisligim ya da ortamin tadini kacirmisligim yok ama anlatamayacagim kadar rahatsiz oluyorum. Ve gercekten patlamanin esigine geldigim anlar oluyor. --- Buradaki kizin garip bir bakisi var. Deer in the headlights diyebilir miyiz? Hani hafif feminenlik eksik ama bence gene de garip bir cekiciligi yok degil. O kadar kocaman gozu olan herkesi cekici bulurum tabi ben, o da ayri. Bunlar da SF'den imis iste, bak. --- Oh. Shit. --- Ayrica guncecim, sana bas gitar ogrenme girisimimden bahsettim mi? Simdi o videoda tekrar gordum de. Bu yasimda muzikle ilgilenmeeye (tekrar) baslamis olmam da hos, artik nereden estiyse. Bir de tenise baslarim tekrar yillarin ardindan, oh oh. O degil de, gecmise ozlem degil bu, alakasi yok. Haha. --- Bunun yaninda Elliot Kemper'in The Office'de artik kadrolu oyuncu olmasi da super olmus. Go awkward people. | ||
|
|
||