|
15 Ekim 2009, Perşembe
saat: 21:46
yine kaldım tek başıma... bazen çok zor geliyor dışarıya dik durabilmek... hem dışarıda hem içeride savaş vermek o kadar zor ki... ne istiyorsun canımı mı? al senin olsun istediğin buysa... ben istemedim böyle olmayı... bazı şeyleri seçemiyorsun... hadi bakalım size eğlenin ben savaşırım sizin yerinize de... hiç bir kere hayat bayram olmadı... ya da deliye her gün bayramdı... (aha mesaj attı?) ne oldu ki lan? saat: 22:12 -keşke bugün gelseydin hiç görüşemedik... -evet öyle oldu yorgundum biraz -hmm,anlıyorum...hastalık arifesi tabi :(..Ben sey dicektim yarin uygunsan eğer öğleden sonra görüşebilir miyiz? -4.30tan sonra uygunum sana uygunsa -uygunum tabi.o zaman secmeliden sonra haberleşiriz.çok teşekkürler Mattheus.görüşmek üzere. -tamam görüşürüz. .... öğrendi herhalde arkadaşız ayağı yapacak...ya ben istemiyorum bu konuyu konuşmak...yüz yüze reddedilmek kadar insana kendini kötü hissettiren birşey yok.tamam istemiyorsun olabilir.demek ki davranışların arkadaşçaydı.o kadar iltifatlar güzel sözler çabalar boşunaydı.bir arkadaşa yapılmayacak kadar ince davranışlar senin için birşey ifade etmiyordu anladım peki.ne istiyorsun? yüzüme mi söyleyeceksin? ünlü türk düşünürü lanaya nın dediği doğrudur hacım. "kadınlar hintliler gibidir. ÖKÜZE TAPARLAR." | ||
|
|
||