|
16 Ekim 2009, Cuma
saat: 02:52
Yücelmek böyle bişey azizim... Bir zamanlar grafik bölüm başkanlığı yapmış ve prof'luk için sayılı ayları kalan biri hoca ve kendini sanata adamış bir üstadın beğenisine sunduğum dergi kapak çalışması geçer not aLdı. Kafamı vurarak ( Lan çömez kaptın bi işi helal olsun dercesine) Aferinlerimi aldığımdan dünyanın en mutlu insanı bendim... Müşteriye her zaman bişeyleri kabul ettirir kaba bi tabirle istediğini basarsın. Ancak işi biLen birilerine hele ki bunlar bu işin ustalarıysa işte sıçtığın andır. Herkes harika, muhteşemdesede onlar olmamış der. Evet çok fazla para kazanmıyor olabilirim, belki götüme don alacak paramda olmayabilir, ancak kaç kişiyi nasip olur ki harika bir ekip, ve işin ehli kişilerler aynı ortamı paylaşmak. Kimileri "ne var ki Lan bunda" diyebilir. Bir insanın saygı duyduğu, feyz aldığı öğreticilerden o sözleri duymak, beni mutlu etti (her ne kadar defalarca kafama vurmuş olsalarda (: ) "Çok çalışıyormuşum" patron öyle diyor bugün kulak misafiri oldum konuşmasına... Evet çalışıyorum hatta şu saat oldu hala çalışıyoru.. Annem kızıp döküyor " bütün gün yetmiyormuş gibi bir de sabaha kadar onun başındasın, dinLen azıcık" diyor... Doğru diyor, haklıda... Ama biLgisayar benim için bir demir yığını değiL. O benim ekmeğim, suyum, arkadaşım, karım, çocuğum, işim, etim - tırnağım, vazgeçilmezim, hayatım ve sanırım en önemlisi de Aşkım yoo yoo işkolik değiLim. İlk bilgisayarımı üni. bursuyla almıştım, her gece halini kurardım yatmadan önce. biLgisayarı koyacağım köşeye bakarak... 5 sene beklemiştim onun için. 5 koca seneye ne hayaller sığdı sen düşün işte. üstüme kıyafet almaz ona parça alırdım, bozulduğunda sinirden deLiye dönerdim (: ilk anakart ve işlemcimi yaktığımda evlat acısı gibi oturmuştu içime. diyorum ya azizim Aşk bu Aşk | ||
|
|
||