|
17 Ekim 2009, Cumartesi
saat: 16:46
çıkmasam mı acaba bu akşam ya. üf her gün çıkıyorum kampüsten. çok yoruldum. ama söz de verdim. üf. yarın için de söz verdim. ders çalışmam lazım artık. pazartesi günü kütüphane gecelerini başlatmak üzre karar aldık. ama pazartesiden önce başlamam iyi olurdu. oh tanrım. yapcak ne çok şey var. erasmus işleri beni çok korkutuyor. düşünmekten beynim ağrıyor. korkuyu beklerken'deki adam gibi oldum. çok düşünmek iyi bir şey değil. dün tiyatroya gittik. "korkuyu beklerken"e işte. oğuz atay'ın bir eseri. nassııııığğğğlll muhteşemdi. kıpırdamadan, hatta nefes bile almadan izledim. adam ne harika bir tiyatrocuydu. rolü ne zordu. ne etkileyiciydi. hayran oldum. biraz kasvetli bir oyundu ama. çok üzüldüm adamın haline. gözlerim doldu filan. oyundan sonra gökçe ve rukla karşılaştık. bi şeyler içtik. güzeldi. ama bana hep suphi'de bir gariplik varmış gibi geliyor. sanki bi derdi var. soruyorum. yok diyor. çok düşünmek iyi bi şey değil demiştik. 22 kasım'da hamlet var. ona da gitcez. hatta bugün kızılay'a gitti başka bi oyuna daha bilet alcak. "sen karar ver. bana da sürpriz olsun." dedim. şimdi izlenmemiş how i met your mother'lar derhal izlensin. ders çalışmak lazım demiştim di mi.. olsun.. pazartesi.. | ||
|
|
||