|
19 Ekim 2009, Pazar
saat: 00:00
Yüksek dozdaki patlamalar bana göre değil. Sanırım ben sessiz sedasız köşeme çekilmeyi yeğlerim. O yüzden etrafımdaki insanların uçlardaki çıkışları enerjimi emiyor. Hayatımın güzel geçebilecek hafta sonlarından birini sırf bu sebeplerden helak edip dinlenememiş olmam çok üzücü. Ziyan olup gitmiş 2 koca gün. Öyle çok kendimi sessizliğe verip kaybolasım var ki günce... Ama bazen de diyorum ki, kendi derdimi düşünmemem için belki de bütün bunlar. Evet bugün Pazar'dı. Perşembe'den beri oluşmuş koca bir eksiklik tamamladı kendisini. Meltem sordu ama bana bugün "peki sen ne istiyorsun?" diye. Aslında bir şeyi istediğini bilmen, onun için adım atmanı da sağlar. Doğru. Belki de adımlarım bu yüzden hep geri geri gidiyordur. Ne istemediğimden iyi bildiğim bir şey yok zira. Felsefeyle demagoji arasındaki tellerde atlayıp zıplamaya niyetim yok gece gece. Herşey geyik sonuçta. Sanırım ben hiçbir şey istemiyorum :) | ||
|
|
||