|
19 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 22:35
memlekete barış geliyor sayın şahenk. fakat bu barış senin o bildiklerinden değil şahenkcim. bu barışı sana biraz tarif etmek için uğraşacağım bakalım anlayabilecek misin ben pek anlayamıyorum çünkü. şöyle düşün şahenkcim bir ülke ki, gelmiş petrol kuyularını gasp etmek için iki milyon sivil insanı öldürmüştür. sonra o ülkenin yönetimine gelen siyahi ve pek sempatik kardeşimize, barutu icat eden güzel kardeşimizin kurduğu fondan bir kaç milyon dolarlık "barış" ödülü veriliyor. zaten hani şu kuyuları gaspa gelen ülke de gelirken elinde kardeşlik ve bağımsızlık bayraklarıyla, saddam denen acımasız adamdan ülke efradını kurtarmaya gelmişti. ölerek kurtulacaklarını düşünmemişti heralde o iki milyon insan. barış ne güzel kelime di mi şahenk? insan parıltısına kapılıp gidiveriyor. kardeşlik ve bağımsızlık da öyle. hep parıl parıl kelimeler. ama parıltılar nasıl da sinsice karanlığa açılıyorlar. ben de anlayamıyorum. ama şahenk mesela silahlı bir örgüte katılıyorsun. yani genelde silahlı örgütler insan öldürmek için kurulurlar hani. elbette o silahlarla ve öldürdükleri insanlarla ulaşmak istedikleri yüce hedefler de vardır. yani daha adil bir dünya yaratacak olabilirler. ya da bağımsız bir ülke de kuracak olabilirler. fakat sonuçta silahlar insanları öldürmek içindir. silahla sokağa çıkıp ben barışı sağlayacağım desem heralde beni apar topar kodese tıkarlar. ama barış elçileri geldi bugün dağlardan. büyük ihtimal bu barış elçileriyle nobel barış ödülü sahibi sempatik arkadaş birbirlerini bilirler. yani uzaktan da olsa. hepsi barışçıl insanlar oldukları için. bir de tabi artık akan kan dursun şahenkcim. ırakta durdu biliyorsun. barış ödüllü sevgili başkanımız ıraktan askerlerini çekti ve ıraka barış geldi ve tabi afganistana da. ve türkiyede hala bir avuç faşist kanın durmasını istemiyor. çünkü onlar faşisttir. barıştan da anlamazlar. bütün bunlar gerçekten bir şenlik alanında olacak işlerdir şahenk. ben anlamıyorum. | ||
|
|
||