20 Ekim 2009, Salı
saat: 03:42


anlat, bahset bana ne yapılırdı?
konuşurduk ya hani üstüne bunun.
ayrılınca ne yapardım ben
şehri mi terkedicektim?
yoksa bir bir anıları mı silicektim?
azgın nehirlere dalıp,
akıntıya yüzmek gibiymiş senden vazgeçmek.
hapsetmekmiş kendimi,
geri dönüşü olmayan bir çıkmaza sokmakmış..
çimlere yayılıp, mavi gökyüzüne bakardık ya hani
düşler kurardır habersizce birbirimizden..
ama hep aynı hayalleri..
hissederdik ve emindik aslında.
biz beraber ölücektik.
yine barışıcaktık ayrılsak da..
küslüğe dayanamazdık ya hani,
ona güvenirdik.
ne bilirdik,
kim bilirdi..
ayrı masaların yıldızları olacağımızı.
her sabah bizi daha da uzaklaştıracağını doğan güneşin..
ne bilirdik..
elini tuttuğumda, bir de gözlerine bakıyorsam..
bitemez, gidemem gibi geliyordu.
bitiyordu her güzel şey evet ama
hayat bizi şaşırtıcak bir yol buluyordu her defasında
ağaçlar bu hazanda solarken biz yoktuk,
kışa hazırlanırken doğa,
güneş, küsüp batarken, biz yoktuk..
sen vardın, ben vardım ama biz yoktuk..
hiç olmadık belki de,
yine de, bir ömrün içinde ne kadar kısa da olsa,
sevdim be..
olmasak da biz, sevdim..aşıktım..
sus..
birşey söyleme..
bir faydası yok inan,
boşa nefes tüketme..































istanbul
hosting