20 Ekim 2009, Salı
saat: 13:05


veterinerlik fakültesine gittik karga bokunu yemeden. iyi oldu ama azıcık içim burkuldu. 2 hfta önce çiftlikte bir ufaklık kedi görmüştüm,sağ gözünde katarakt başlangıcı gibi birşey vardı. daha sonra kontrol ettiğimde hızlı ilerlediğini gözlemledim ve işten vakit bulup götüremedim.
3 4 gün önce aklıma yasemin'in babası geldi. dün de yasemini aradım, sorayım babama dedi. sabah jinekoloji ve doğum anabilim dalına götürdük. klinikte baktılar kediye. ameliyat olmasa direk göze gönderilicekti.
ne zaman alıyım dedim rıfat amcaya, kedi senin mi dedi yook sokak kedisi çiftlikte görüodum ondan getirdim dedim. naapcaksın dedi. işte iyileşince sahiplendiricem dedim. tamam hadi sen işine bak o zaman uğraşma kaldıramazsın zaten o kadar şeyi, biz bunu burda iyileştiririrz bir de güzel sahiplendiririz zibilyon tane öğrenci var, hiç olmadı burda kedilere bakıyoruz kapının önünde görmüşsündür kliniğin rahat etsin için dedi.
mutlu da oldum aslında ama yine de içim burkuldu. kedilere karşı olan hassaslığım beni onlara karşı bencil olmaya itiyor sanırım. ne güzel hayvan kör olmaktan kurtulucak ama içim burkuldu işte beklemiyordum böyle alıkonulcağını. çiftlikte arkadaşları fln vardı onun ve şimdi zort diye koparmış oldum onu o ortamından.

yasin de zeynep deli misin? ortamında olsun diye kör mü olsaydı diyor.


nasıl hissediceğimi bilemedim.

bi de rıfat amca beni tanımıyor. uğraşamazsın falan dedi ya, halt etmiş :)

saat: 13:08

ağlicam şimdi kedi yüzünden. ey allahım. sinirim mi bozuk anlamadım. sevinmem gerekirken yüzünü bile hatırlayamıyorum hayvanın ya mutsuz olursa fln diye düşünceler geliyor aklıma.
normal değilim bugün.
zaten tosun da kayıp ya bi aydır.
sabah dün kedigende okuduğum cümle geldi aklıma.
kediler ölmez, sadece bir yere giderler ve bi daha dönmezler
diye.

valla oturdum ağlıyorum yine.

istanbul
hosting