21 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 03:34



insanları birarada tutmakmıydı benim üstüme düşen sorumluluk yoksa kafamın daha fazla gürültü kabullenemeyeceği hissinemi kapılmıştım. bu tarz tutumumun sürekli hale geldiğini düşünürsem herhangi bir nedenden dolayı yapmadığım sonucuna varırım. gerçekten de öyle olduğuna inandırdım kendimi çünkü umrumda değildi insanların birbirine olan öfkesi veya onların kavga etmesi. ben kendimi düşünüyorum ve genelde benimle aynı ortamı paylaşan insanların herhengi bir şekilde birbirine tezat düşünceleri savunmasını doğru bulmuyorum. bencilce bir davranış olduğunu bilerek fakat kendimi belkide kendimde az görülür bir şekilde , herşeyden önde tutuyorum ve huzurumu kendime adamak istiyorum. hakkım olduğu düşüncesindeyim. başkasının huzursuzluğu o kişiye, benim yaşadığım huzursuzluktan daha az rahatsız edici olabilir. sonuç olarak kendime hak sayıyorum. tabiki buna her insanın benim açımdan kendine baktığı varsayımını kafamda kurarak. eminim öyledir. yoksa yaşam bu kadar insan yarışına sahne olamazdı. yani yarış, başkalarının huzursuzluğundan ve yaşayanların birbirinin mutsuzluklarından kendine huzur bulmalarından ibarettir diyorum. iki kişi karşılıklı mutlu olamaz. iki kişi karşılıklı mutsuzda olamaz. biri diğerinin mutsuzluğundan tatmin edebilir kendini aynı şekilde o kişinin huzurunu kıskanabilir. evrende insanlar hiçbirzaman barışamayacak, evrenin sonu savaşla da gelmeyecek. dünya bu şekilde dönecek herzaman çelişki olacak herzaman tartışılacak gün geçtikçe isim değiştiren fakat temelde aynı olan şeyler. herkez birbirini sevemez , bütün dünya aynı kutupta buluşamaz kimse kimseyi tamamen sona erdiremez. dönemler yaşanır biter kendini tekrarlayan yıllarda. hiçbirzaman canlılar tadamıcak sonsuz savaşı ve sonsuz huzuru

istanbul
hosting