|
21 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 20:22
ejderin son dersin bitiş ziliyle başlayan huzuru otobüs durağında ki kalabalığı görünce bozuldu. yerleştiği devlet yurdu okula 1 saatten fazla mesafedeydi. durakta ki kalabalığın yarısı dahi o yurda gitmeye kalksa otobüste kesin ayakta kalırdı ejder. ya yer kalmaz, ya da oturduğu yeri yaşlı bir vatandaşa veya zor durumda ki güzel bir kıza verirdi. daha sonraları büyük şehirin insanı nasıl duygusuzlaşturacağını örenecekti ama daha zamanı vardı. Otobüs göründü, kalabalığın bulunduğu durağa doğru geliyordu. kalabalık bir an da hareketlendi. otobüs yaklaştıkça insanlar tam otobüsün duracağı yeri kestirip yer kapma telaşından birbirini itelemeye başladılar. o narin, pembe ojeli, topuklu ayakkabılı tikki kızların nasıl da vahşi olabileceklerini gördü. anladı ki otobüs durağında iyi yer tutmak önemli. kendini tam otobüsün duracağı yere göre ayarlamak, ayranın son yudumunu kokoreçin son lokmasıyla denk getirmeye benziyordu. bunu başarmak insana haz veriyordu. Üniversite tam olarak gelmeden önce anlatılanlarda ki gibi değildi ama gerçekten hayatı öğretiyordu.null | ||
|
|
||