22 Ekim 2009, Perşembe
saat: 14:39


insanları alıştırdığım kadar alışıyorum da. o beni soktukları kalıba, davranış biçimine, ruha, duyguya ben de alışıyorum. bu kalıp sayısı arttıkça ruhum daralıyor bu sefer teker teker çıkarıyorum kalıpları sırtımdan. zor oluyor çoğun kırıla kırıla çıkıyor kalıplar. çift taraflı. işte o yüzden diyorum ki giriş olarak, olacak bunlar şekerim. sıkı dur sen, her şey olacağına varacak. herkes kendi kırgınlığını hatırlayacak. kendi üzgünlüğünü bilecek. sen de kendi üşümelerini hatırlayacaksın. sonra işte böyle devam edecek, üşümenin sonunda ısınma isteği gelir, sarılarak, sarınarak. bu isteğe uzun seneler karşı koyarsam kefaret olur belki diyorum günahlarıma. belki ısınma isteğime karşı durabildiğim için bir başka yerde, kaderlerimizin çizildiği mekanda bir değişiklik, bir kırılma olur ve...

günah işlemenin hazzıyla, affedilmenin hazzı arasında seçim yapılabilir mi ki...

neyse daha fazla uzatamicim şimdi.
aklıma geldi bitti.

istanbul
hosting