23 Ekim 2009, Cuma
saat: 08:03


Gec saatlerden hayir gelmeyecegini anlayacak bir yastayim nitekim; sabahlara kadar bilgisayar basinda oturmanin o asi cekiciligi gideli cok oluyor nitekim.

Bisikletimin arka tekerinin anlamadigim bir sebepten oturu inmis olmasinin verdigi huzun girdabi icerisinde bir de oturdum Trauma izledim. San Francisco gordum, nostaljik bir his kapladi icimi.

Kristen ile konustum biraz; ne amacla konustugumu da bilmeden birazcik. IM uzerinden yapilan geyiklerin tikandigi o noktaya geldik iste; garip bir histi. Olmayinca olmuyor, yanimda oldugu anda edecegim laflarin yarisini edemiyorum. "Bugun ne yaptin peki ehu?" gibi bos laflardan hazzetmiyorsam gunahim ne?

Iliski genel olarak garip zaten. Normal olmasina olan inancimi kendisi ile tanistigim gun yitirdigimden dolayi cok da uzmuyor bu beni. Uzuntu dogru kelime de degil burada. Tabi normal bir iliski icerisine girebilecigimi dusunseydim zaten kendisi ile, herhangi bi yakinlasma da olmazdi aramizda.

The XX dinliyorum. Hafif bir Metric tadi var, yok degil. Tabi sadece kiz vokal ile alakali da olabilir bu durum.

Turkiye'de olan bitenleri uzaktan takip etmek degisik bir deneyim, herkese oneririm. Once kalkip Taraf okuyorum netten, kendimi iyice oraya gazliyorum. Sonra hemen kendimi milliyetci forumlara kaptirip oralari yokluyorum. Sonra sozluk, gunce falan.

Belli ki buyuk olaylar oluyor.

Olsun. Tek diyecegim bu.

Hani esitlik toz pembe bir sey degil elbette; kulturel zenginlik, halklarin birlikte mutlu yasamasi geyiklerinin otesine gecebilmek gerekiyor esitlikten bahsederken. Oraya gelir miyiz? Sanmiyorum. Baska da diyecegim bir sey yok aslinda.

Birak herhangi bir ulkeyi, dunya benim goruslerime gore islemiyorken ve ben kendimde birak dunyayi, uc-bes insanin dusuncelerini degistirme heyecani duymaz iken bu konular uzerine kafa yormanin bir anlamini bulamiyorum.

Genel olarak pek cok seye kafa yormuyorum aslinda, bu cok iyi bir sey degil. Kafa yormamam seylere cok kafa yorup insanlari boguyorum.

Dusunuyorum acaba o da dusunuyor mu diye. Belki ucuz, belki de artik bir problem bu uzerine egilmem (ve baskalarini da egmem) gereken ama dusunuyorum iste. Yapabilecegim bir sey yok.

Gecmise ozlem.

Bunun yaninda baska seyler de var, baskalari ile ilgili.

Gecmisin hesabi gibi mesela. Var mi acaba boyle bir sey?

Bu gibi anlarda anliyorsun insanlarin neden tanriyi icat ettiklerini. Eger ki elindeki imkanlarin seni mutlu edemeyecegini kabul edersen umutsuzluk seni ucsuz bucaksiz bir mutsuzluga surukluyor nitekim.

Inanclar, inanclar iste. Herkes isine geldigi kadari ile ilgileniyor, kendini mutlu ettigi kadarini ciddiye aliyor. Cok da kasmiyorum artik eskiden dusundugum gibi bu konularda; herkesin dini, inanci kendine.

Tabi dinini fazlasiyla ciddiye alani ben fazlasiyla uzak tutuyorum kendimden, orasi ayri.

Nefes almak.

Belki de baska bir sey yok aslinda ozledigim. Dusunmeden ne olacagini nefes almak biri ile beraber.

Iki dakika sonrasini dusunebilmek.

Anin tadini cikarmanin sacmaligini ve beni nerelere goturdugunu gordukten sonra artik "Seize the day!", "Carpe Diem!" gibi orta okul geyiklerine olan mesafemi isik yillari ile olculebilecek olculere tasidim diyebilirim.

Tutarsizlik, belirsizlik gibi kavramlarin ve o kavramlarin iclerini en iyi sekilde doldurabilecek olgularin icimde actigi yaralarin kapabilecegini sanmadigimdan az biraz da olsa aci cekip kendimi bildigim bir yerlere goturebilmek istiyorum artik.

2 yili birak, 2 ay. Onu birak, 2 hafta. Onu birak, 2 dakika sonrasini kestiremiyorum iste.

Dusunmemek istiyorum artik. Dusunmeme gerek kalmasini istemiyorum bazi seyleri.

---

I've got nothing to offer to you.

I'm not hot, by any stretch of imagination. I've been called cute but that means jack shit, at best. I'm funny but that only makes people laugh at you, not want you.

I'm boring, you could say. I do act like a dork, a lot of the time. I deconstruct stuff, like nobody's business. I do not act silly, at least when I'm sober.

I will, however, be there for you. When nobody will be, I will.

I will listen to you. I will hold your hand. I'll rub your back. You will rest your head on my legs and I'll let my fingers go through your hair while you are talking.

And I'll lie beside you. I'll kiss you on your cheek. And then hold you. I'll let you know that you are safe. I will not sleep until you do. I'll wait.

I'll wait until you open your lips because your mouth is dry. I'll wait until you swallow because you are. I'll wait until your body takes over your mind. I'll wait until you sleep.

And then kiss you one last time, before I sleep too.

I'll keep you happy.

Or more accurately; I would.

Now, it's all a dream.

istanbul
hosting