|
23 Ekim 2009, Cuma
saat: 17:28
ayaklarima giydigim seylerin bana sevdigim insanlari hatirlattigini fark ettim dun aksam, icim bir hos oldu. her soguk gunde "lan bokum dondu dur ayagima bi kat daha giyeyim" deyisimde yuzume kocaman bir gulumseme oturdugunu fark ettim. snoopy coraplarim annemden, ay dedeli olanlar selen'den, aslanli patilerim ava'dan, el orgusu gece coraplarim da yiorgo'dan hediye... cetiklerim trapez okulundaki cumartesi sabahlarimi, leoparli pofidiklerim ayaklarimi uzatip kitap okudugum tembel hafta sonlarimi hatirlatiyor her giyisimde. ava'yla kadikoy'de fink atarken muhtelif dukkanlardan topladigim tozluklarimi ve uzun coraplarimi saymiyorum bile bak. ayakkabilarimin bile hatiralari guzel. alti delik spor ayakkabilarim rescue box'lardan ivir zivir topladigimiz yazdan kalma. celik burunlu botlarim hala ahir, at kokuyor, ki adalarda oturanlar bilir alisinca cok guzel bir kokudur. siyah yuksek bilekli ayakkabilarim kuzenlerden gelme, deri "derli toplu" botlarim itir'dan. takoz kar cizmelerim sicacik, gecen kis maine'deki kizak yarislari icin alinmislardi uc kurusa, ikinci el... bir suru hikaye boyle. bir de ben ayakkabi alisverisi/muhabbeti sevmem ha, ayakkabi fonksiyoneldir, "rahatsa isterse got gibi gorunsun, kim bakiyor ki benim ayagima?". demek ki ben bakiyormusum gunce, ve gordugum seyi seviyormusum... | ||
|
|
||