25 Ekim 2009, Pazar
saat: 00:45


eve dönerken bir kedi gördüm. tel ağlara sarılı demir parmaklıklarla korunan eski yıkık dökük bir evdeydi. tellere ön patilerini dayamış miyavlıyordu. tellerin arasından parmaklarımı uzattım sevmek için, geri çekmedi kendini. tel ağ olmayan bir yer aradım kediyi almak için. o bir yolunu bulup kendini attı bir yerden. azıcık sevdikten sonra kucaklayıp kediyi yürüdüm. birkaç saniye sonra huzursuzlandı. yere bıraktım azcık daha sevdim. tekrar kucaklayıp yola devam ettim. bana pis bir bakış attıktan sonra burnuma bir tane pati indirdi. yere bıraktım kediyi. küçücük bir nokta ama sinire mi denk geldi bilmem, iyi kanattı.


biraz komik değil mi. ama çok da ilginç: 2 dakika içinde "aşk"'ın tanımını yaptık kediyle.

istanbul
hosting