25 Ekim 2009, Pazar
saat: 20:03


oolum güllük! hepimiz bi güzel sıyırmışız. bak samimiyim. hepimiz lale olmuşuz. döt lalesi. biz küçükken mahalledeki tüm diğer veletler ana avrat düz giderlerdi de biz aptal bile diyemezdik birbirimize. ama bak zaman neler yaptırıyor insana... inan şu an ağız dolusu küfürler savuruyorum ortalığa ama ne dilime ne de parmak uçlarıma gelemiyorlar hala. şimdilik, en azından.
bu gün tüm günü ve aslında dün de hep bi yürek ağızda durumunda geçirdim. haber ha geldi ha gelecek diye. yok gelmedi canım. gelmeyeceği bilinen bi haberdi zaten de olsun bu bekleyiş baki bizde. süper kahraman da tosun paşa da yetmiyor içimi susturmaya kanımı durultmaya. bi geçsin bu haller. bi rahata ereyim diyorum ama bi yandan da kendimi bu bokun içinden alamıyorum. hele bi yarın olsun. öyle ya da böyle geçecek. yarın az da olsa uçtan göz kırpacak bana beklenen şey her ne ise işte...

cuma günü şarhoşluktan nasıl uyuduğumu bilmiyorum, dün gece abuk rüyalar ve koynumdaki tosun paşanın yere yuvarlanacağı korkusuyla zır pır uyanarak geçti. neyse ki sabah kalktığımda uçuk muçuk yoktu. bu gece ise allah kerim diyorum. gidiyorum dafnemin yanına. bi de bakalım o nasıl gelecek bu halime.
ama canım yaa bu halimi mikeyim e mi?! ne bu be! ben sevmem böyle depresif olmayı. ahhhh gülen yüzüm gül yüzüm! nerelerdesin?
dön bak aynaya bu sen misin hatırla. gözümün altında takılı kalan bir damla. hay ben senin taaaaaaaa

istanbul
hosting