26 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 21:08


bugün zor birgün geçirdim..
sabah sersemliğimle koridorda yürürken big boss bana seslendi , kızım yolda gelirken H'yi gördüm,iyi görünmüyormuş güvenlikte oturmuş kalmış bir bakar mısınız dedi,elimdeki dosyaları fırlatıp odadaki arkadaşlara haber veremeden dışarı fırladım,yanına gittim,tir tir titriyordu,neyin var dedim,yolda fenalaştım dedi,su vermişler içmiş,biraz kendini iyi hissedince,diğer arkadaşla koluna girip odaya getirdik,kapıdan girer girmez titremeye başladı,ve yere yığıldı,başını yakalamamız büyük bir şanstı kafasını çarpmadı,sonra hemen dilini yutmaması için ağzını açtık,elleri ayakları vücudu her yeri kasıldı,ve oracıkta 5 kişi şaşkınlık içerisinde hiçbirşey yapamadık,sadece yan çevirip kafasını çarpmamasını sağladık,sonra tam geçti derken ikinci atak geldi,bu defa daha şiddetli,ambulans çağırdık ambulans gelene kadar 2.hatta 3.kez atak geldi,daha önce de geçirdiği için kısa sürmesini umuyorduk ama öyle olmadı,bir ara G.ilegöz göze geldik,o da niye bu kadar uzun sürüyor diye mırıldanıyordu,bir an yüzüne bakınca Allahım nolur birşey olmasın dedim içimden,rengi iyice solmuş ve hiçbir şekilde tepki vermiyordu,2 arkadaş ağlamaya başladı ve odadan çıktılar,tamamen bitince ve sakinleşince,ambulans geldi doktor nöbeti geçirdiği için götüremeyiz dedi,iyi de kız kendine henüz gelemedi dedik inanmadı,bu arada acil servis ambulansı yaklaşık 45 dk sonra geldi yani orda birşey olsa hiçbirimiz birşey yapamazdık,sonra evi aradık evde yaşlı bir akrabası varmış,o da nişanlısını aramış,adam gelmek yerine 1 saat kızı madem iyi hissetmedin kendini niye işe gittin diye azarladı,kız da sürekli iyiyim birşeyim yok diyerek adamı teselli etmeye çalıştı,doktorunu arayalım dedik,perşembe günü zaten gidicem gerek yok gitsem de birşey yapamazlar,ilacımı değiştirdi o yüzden böyle oldu dedi ,sonra hepimiz madem öyle sen eve git dinlen o zaman diyip bir araba çağırdık ve kızı evine gönderdik,eve gidince bizi aradı ve kendisine ne olduğunu sordu,tamamen hiçbirşey hatırlamıyordu,ben kafamı toplayıp konuşamadım açıkçası,saat 09:30dan 11:00e kadar kafam allak bullak oldu,snra toplantıya girdik ama herkes dut yemiş bülbül gibiydi,gelen maillere ancak 1den sonra bakabildim,arayan müşterilerle ben sizi arıcam diye konuşmaları kısa kesip kimseyi geri aramadım,inanılmaz gerildim ve üzüldüm,insanın pamuk ipliğine bağlı yaşamı olduğuna bir kez daha çaresizlik içinde şahit oldum..

o kadar halsiz ve yorgunum ki..

o 2 buçuk saat benden 10 yıl götürdü sanki,herkesin ağzında aynı cümleyi duydum akşama kadar,'' ya kötü birşey olsaydı''....

istanbul
hosting