|
26 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 23:24
şakir, yok öyle değil, yazmayı tabi ki istiyorum da bir de şu edebiyatın bayağılığı olmasa. Ne yazacağım imgeler mesela, harfe dönüştüklerinde şekillerini yitirmese? daha koly olurdu muhtemelen... hiç bilmediğim sözcükleri özenle seçerek, kulağına fısıldananın kanını yükseltip canını heycanlandıran kelimeler seçerek ifadeleşmeye özen gösteriyorum. toplu taşımadaki koltuk ve fort terörü var bir de. fort kolay aslına bakarsan, taşıyıcının ortasına bir cam koyar, bayanları ön, erkekleri arka kapıdan alırsın, problem çözülür. Bir de bu 60 yaş ve üstü ayrıca gazi ve bedensel engelliler için özel seferler düzenlersin ki rahat rahat gideblisinler.. Sanırım böylece herkes şimdi olduğundan daha rahat olur. kaldı ki o kadar da zor birşey değildir. onun dışında hala korsan taksiye hayır mitingindeyim. Diyorum ki taksiyice, hayatında hiç orjinal bir dvd aldın mı? "Hayır" diye cevap veriyor. Peki mesela okuduğun kitapların kaçı bandrollü? "hiçbiri" dediğini duyar gibi oluyorum. sonra susuyorum zaten, düşünmek için herkesin zamana ihtiyacı vardır, zamanı olsa da olmasa da! evet, bir gün gelicek ve sana yapılan haksızlığa ben sesimi çıkaracağım, üstelik haksızlık benim menfaatlerime hizmet ediyor olsa da. İşte o zaman daha güzel bir yer olmaya başlayacak. Bu ütopyaya inandığımdan değil tabi ki ama insanın umuda ihtiyacı vardır, yoksa nefes alınca havayı nasıl arar? | ||
|
|
||