|
27 Ekim 2009, Pazartesi
saat: 00:05
İntikam gerçekten de soğuk yenen... daha doğrusu soğukken lezzetli olan, haz veren bir yemekmiş. Bazı olaylar vardır. Sildim desem de biliyorum ki geçmişim beni adım adım takip eder. Ben silmeyi, yok saymayı tercih ederdim. Ama yaşam öyle değil, kuralları her zaman sen koyamazsın. Çocuktuk. Ama yaraladılar beni. Çocukken daha güçlüydüm. Daha kolaydı hayatı karşılamak. Ona rağmen beni ben yapanlar onlar oldu. Hayat zordu. Hayat zor olduğu için yaşamaya değerdi. Ben hayatı o zamanlar çözdüm. Kin güttüm. Nefret ettim. Nefretimi dizginledim. Her şeyi geçmişte bırakıp yeniden başladım. Hayat bana bu şansı bahşetti. Belki de ilk ve son kez... Yeniden başladım. Geçmişten bir şey beklenemez. Geçmiş geçmiştir ve orada kalmalıdır, iyi yada kötü! Geçmişin senin gölgen oluyor. Sen onu bıraktığını düşünsen dahi o seni bırakmıyor, iyi yada kötü! Kabullenmek zorundayım. Dün beni öldürenler bugün bağırlarına basıp af dilemek için fırsat kolluyorlar. Benim için, gelecek için, beklentilerim yada yaşamım için ne değişecek? Hiç! Ama itiraf etmeliyim. İçimdeki intikam hazzı dışında! 12 sene... En güzeli de benim içim rahat, ben iyiyim, ben huzurluyum. Ama beni yaralamışlardı. Yara zamanla büyüdü. Bense hiçbir şey yapmadan sabrettim. Hayat bana bir şans verdi. Aldıklarına karşılık belki de... Bunun için ölmem gerekiyormuş. Şimdi ise beni öldürenler benden af diliyorlar. Oysa farkında değiller, o ben değilim ;) saat: 00:10 Artık devir, Dostunu kendine yakın tutacaksın. Düşmanını daha yakın... devri... Hayat sürprizlerle dolu :) | ||
|
|
||