27 Ekim 2009, Salı
saat: 02:00


adapte olamıyorum okula. içerde ulaşımı sağlamak için kullanılan aracın türkçe bir adı bile yok. binmiyorum ben de. zaten tıklım tıklım. üstelik de o ne tembellik öyle. gel gör ki o şeye binmemek için yürürken de kendimi tatil köyünde yürür gibi hissediyorum. yıllardır tatil köyüne gitmemiş olmam da cabası. insanların dili bile bir acayip. dersler dersen, iyi güzel hoş. otur gömül kitaba gözünü boz değil. angarya, ama güzel angarya. hani bırakacağımdan değil ama seni habitatına alalım deseler seve seve derim. bir de onca yıl yola harcadığım para ve zamanın ardından şimdi üç kuruşa beş dakkada gidiyorum okula. bu güzel. kızın teki kekledi bugün sanırım beni ama neden öyle bişey yaptı bilmiyorum. hatta en son "keklemek" sözünü ne zaman kullandım onu hiç sorma. derste kız yanımda burnunu çekip duruyodu. böyle boğazına gelen balgamları ağzında şapırdatarak yutuyo falan. sabah da H1N1 ile ilgili haberleri dinlemişim, minibüste hapşıran olursa tüfeğinizi çıkarıp vurun demişler. üç buçuktan dört. hoca ara verince o gazla aldım eşyalarımı önde bir "sandalyeye" geçtim (bakınız sıra değil sandalye). kız geldi peçete istedi benden. verdim. çok mu rahatsız ettik diye sordu. yalan söyledim. lisans 1 misin diye sordu. içimden çüş, dışımdan hayır yüksek lisans dedim. aa hadi canım hiç göstermiyosuuuuun! dedi. sen lisans mı dedim. o da bana yalan söyledi. yok ben doktora dedi. halbuki büyük yalan, ben derslerimi doktoralarla beraber alıyorum o hiç yok. sen de göstermiyosuuuuun demedim göstermiyosun dedim. sürekli birbirimize bişeyler demiş olduk. ama o kadar yalanmış ki kıza kızmamış olmam, peçeteyi geri uzatır uzatmaz elinden kapıp çantama ayıp fermuarı da çektim. sonra farkettim kazmalığımı ama olsun o başlattı.
bazı derslerde çok sıkılıyorum ama zaten 3 tane dersim var. okulun asansörleri çok acayip. mesela hukukda asansörle 3. kata çıkamıyorsun, 4e çıkıp merdivenle ineceksin. güzel sanatlarda da 4. katta beklersen asansör asla gelmez. ancak başka kattan biri binip 4e basmışsa gelebilir. zaten ne işin var hukukta güzel sanatlarda di mi? öyle değil işte. alıştık koca edebiyat labirentine ama burda işler başka.
ilk zamanlarda öbür okula bizim okul, buraya sizin okul diyordum ama şimdi orası İÜ burası bizim okul.



















alabora ettin beni o biçim
senin kafanı kırarım köpek





istanbul
hosting