|
28 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 04:30
merhaba O, Uzun zamandır seninle ilgili yazı yazmamıştım. Bunun pek çok nedeni var, öncelikle hayatımdaki ağırlığının, o duruşunun, varlığının hala daha bu kadar hissedilebiliyor olmasıyla yüzleşmeyi istemedim. Buna korku da diyebilirsin, evet korkmakta haklı olduğumu sen de benim kadar iyi biliyorsun. Birkaç küçük heyecan yaşadım senden sonra, bir tanesi neredeyse unutturmuştu bile seni, lakin bu kadar kolay olmuyormuş, bunu tekrardan gördüm ve yaşadım. Eskiden sesli bir takipçinken ben, sürekli yanında durmaya, sana moral vermeye, sorunları beraber aşmalıyız kısmını iyice benimsemeye adamışken kendimi artık sessiz takipçin kimliğime oldukça adapte ettim kendimi. Yazılarından ve bloglarından sonra içimden geçenleri olduğu gibi yazmayı o kadar çok istiyorum ki lakin arkadaş ortamının bu yazılan dramaya tanık olmalarını istemem, önceki arkadaş ortamımızda da olduğu gibi, zaten hayatının içindeki varlığım da bir dramadan öteye geçemedi hiçbir zaman. İlişki denemelerini büyük bir cesaretle okuyabilme başarısını da gösterdim ve evet hiçbiri seni benim sevdiğim kadar sevmedi, bunu sen zaten biliyordun. kimse beni senin beni sevdiğin kadar sevemez değil miydi cümlelerin? Neyi inkar ediyoruz ki ,bu böyle.. Kızdığım başka noktalar da yok değil hani, diğer insanlara şirin görünmek için -benim varlığımı yoka sayarak- keşke biri beni bu kadar sevse veya erkek milleti değil mi,hepiniz aynısınız veya kim beni ne yapsın tarzı kurduğun klişe ve senin de kabul edeceğin yalan ifadeler var ya, onların hepsini de yutuyorum teker teker. Benimle ilgili yazdığın yalan yazıları yuttuğum gibi. Sevginin kıymetini bilmeyip sonra şu kadar kilo vermeliyim şu beden olmalıyım rejim yapayım da insanlar beni beğensin tarzı yaklaşımların seni en fazla ben sana aşık oldum galiba diyip akabinde fantezilere yön veren, süper sevişen kişi statüsünde bırakırdı, zaten öyle de oldu. Hiç kavuşamayacağın aşkın için kederlenmeye, onun için gözyaşı döküp içmeye devam edebilirsin, zira senin yaklaşımındaki birine benim gibi aptal bi aşık haricinde kimse katlanmaz. Hakkımda söylediğin yalanlar için, yaşadıklarımızı hiç yaşanmamış sayarak yaptığın yorumlar için çok teşekkür ederim, zira onlar da olmasaydı bugün hala daha bir umutla seni bekliyor olacaktım, hayata bağladı beni onlar. Şimdi bu yazının amacına gelelim.. 30 u doğumgünün ve ben kuru bir iyi ki doğdun yazısı yazıp geçemem, bütün yaşadıklarımızın anısı hala üzerimdeyken bunu sana yapamam. Geçen sene aldığın en güzel kutlama hediyesi olduğunu idda ettiğin tarz bişey de olmaz, çünkü ne sen o müjgansın ne de ben o hüsnüyüm :) açıkçası ne yazmam gerektiğini bilmiyorum ama ne yaparsam yapayım yanına bir adet :The Coral - dreaming of you iliştirecek gibiyim. i still need you but i don't want you now.. | ||
|
|
||