|
28 Ekim 2009, Çarşamba
saat: 19:48
nerden başlasam anlatmaya... mesela dün alışveriş yaptık sabah 10 dan akşam 6 ya, terezayla... konser için terezanın deyimiyle classy ve proper birşeyler bulmaya çalıştık. eğlenceliydi ama geberdik ikimiz de yorgunluktan... o yorgunluğun üzerine 23 kişinin minnacık eve sıkıştığı bir partide buldum kendimi. hatta 23 kişiden yalnızca 3 kişinin türkçe konuşabiliyor olması partiyi ilginç kılan özelliklerinden yalnızca biriydi. evin baş köşesinde ATATÜRK resmi, her yanda türk bayrakları... ama türklüğümden utandım! herkes süper eğlenirken birinin hiç gelmediğini farkettik ki ev sahibiydi kendisi. evet karu ortalıkta yoktu ve telefonuna da cevap vermiyodu. yaklaşık 2 saat sonra suratı bembeyaz eve geldi. türkçe konuşamadığını ve yabancı olduğunu farkeden bir dolmuş şöförünün kapıları kilitleyip kendisini taciz etmeye kalktığını söyledi. bu kadar saattir polise ifade verdiğini, adamı bulamadıklarını anlattı... hiçbişey diyemedim. utanmaktan başka elimden gelen hiçbişey olmadı... bügün adamı teşhis etmeye çalışıcaktı ne oldu konuşmadım hala... | ||
|
|
||