|
29 Ekim 2009, Perşembe
saat: 19:59
kurabiye pişirmek benim için en pahalı psikologtan alınan bir randevu sonrasındaki terapiden bile daha etkili. o hamuru yoğururken, merdaneyle açarken, ikea'dan aldığım orman aleminden mütevellit hayvanlardan oluşan kalıplarla bir sürü kalıp çıkartırken, fırında pişmelerini yere bağdaş kurup anlamsızca izlerken ve nihayet soğumalarını bekledikten sonra üzerlerine vanilyalı pudra şekeri serperken her şeyi unutuyorum. tamam, her şeyi unutmuyorum. bir çok şeyi unutuyorum. m., evdeki bir türlü çalışmayan dvd playerı sonunda çalıştırabildiği için bir kaç gündür deli gibi film izliyorum. biri bitiyor, diğeri başlıyor. aynısını kitaplar üzerinde de uygulamak istiyorum. bu günlerde hayatımın fazla uzun sürmeyeceği gibi saçma bir düşünceye kapıldım. belki de bu yüzden ölürken yüzümde kocaman bir gülümseme olmasını engelleyen her şeye karşı sabrım iyice tükenmiş durumdadır, bilmiyorum. özlemeyi çok özledim. | ||
|
|
||