30 Ekim 2009, Cuma
saat: 23:00


sanırım farklı boyutlardayız,
sanırım iyi niyetin yıkılması buna denir,
sanırım salak saçmasıyım


yine bende aptallık,
yine ben layık olduğum konumdayım
yine ve yine...


kalbim sıkıştı, dilim dolandı, söyleyecek bişey yoktu, bu bir aptallığın resmidir kızım. demişlerdi, inanmamıştın. inandırtırlar gülüümmm....


_______


günün ilk şoku değildi, bu nasıl bir imtihan Rabbim. bu nasıl bir düşmüşlüktür. nasıl bir aşağılanmaktır.

kovulmaktan beter, ve ne için? neyin uğruna...
teyzemin bana bunu deyişi ve layık görüşü beni sinirlendirmedi, beni çileden çıkartmadı, benim kendimi nasıl bu konuma getirişim, iç dünyama bir ayaklanmadır bu, tutmayın beni üşümek benim hakkımdır...

teyzemdir, canımdır ciğerimdir, dönüp tek söz bile söylemem kalbini bile kırmam, kendi kalbime mal olsa bile, ama maruz kaldığım bu durum ve neyin uğruna...

artık bu aptallıktan çıkıp gerizekalı konumuna düşürdü, ama bu parkta gördüğüm kadının gözyaşları benimkinden daha anlamlıydı,
o;
soğuktu, ağlıyordu, çaresizdi, yeşil gözlü bir oğlu vardı, 2 tane pırlanta gibi de kızları
ben;
gözyaşlarım kurumuştu soğukta, tuzu yapıştı yanaklarıma, hayalkırıklığı, aptallık, şükürsüzlüktü benimkisi de.

_________

eve döndüm,
yapacak hiçbirşey yoktu,
davranış bozukluğu sergiliyorum
bağırıyorum
haykırıyorum
tutarsızım
çaresizim
haksızım
ve en önemlisi
aptalım
zır aptal
üşüyorum

gözyaşı beni kurtarır mı?

farklı boyutlardayız
tasvip etmiyorum ve hatta kınıyorum yaptıklarımı, Allahım bana güzel şeyleri nasip eder mi?
hesabını veremicem
yanıtsız soruların, ilki değil.

tüm kapıları açık bırakmayacaksın, bu günün ikinci hayalkırıklığı..

Allahım bana güzel şeyleri nasip eder mi?
onaylamıyorum, günlük sinir hacmimi taşırdım. köpekler gibiyim..

hadi bakalım,
kim o kapıyı çarpan?

hayatın astarsız yüzüne hoşgeldiniz.

ADI: bavul

istanbul
hosting