30 Ekim 2009, Cuma
saat: 23:08


zeynep'e hadi artık biraz çalış'masını söyleyip duruyorum, ama ben deşifrelere elimi sürmüyorum. bir tanesinin acelesi yok, hem o beş dakikalık bir konuşma zaten sadece. ama diğerlerinin bu haftasonu bitmesi lazımmış. kadına artık dizginleyemediğim bir biçimde ifrit olduğum için "çok meşgulüm, bakalım, biterse" diye ahkam kestim ama daha hesabıma yatırılmamış bir çeviri ücreti var tabi.

işler ters gittiğinde fanteziden fanteziye koşmak sadece bana mahsus değilmiş. özgün'den mail gelmiş bu sabah. aralık başı türkiye'ye geldiğinde, eski sevgililerini kapı kapı dolaşıp sırayla evlenme teklif ederek kabul edenle kanada'ya yerleşme hayalleri kurarken yakalayınca kendini, mail atmış. önce şöyle de, sonra böyle yaz diyerek biraz yatışmasının çaresini de kendi vermiş. ben daha fazlasını da dedim tabi. kendi abuk hayallerimi ona anlatmadım, ama pek matah olmayan durumumdan da bahsettim. dikkati dağılsın biraz.

bu aralar kafayı rum cemaatine taktım ama resmen, neden ben de bilmiyorum. her gece rüyamdalar. gün içerisindeyse biriktirerek, arka arkaya ekleyerek abuk hayaller kuruyorum. bugün akşamüstü mesela, işler kötü gidiyordu, sonra daha da kötü gidiyordu, aralarda olanları geçiyorum, en sonunda taklalar ve burmalar eşliğinde denize atlıyordum.

sonra işte bütün bunları dikkate alınca, ne kadar para verirler ki'yi geçtim, ama vallahi de yazarım, nedir ki diye gaza geldim bugün. kendini yazıya dökmenin tek bir yolu mu vardır, o anlattığın kendinin tek bir çağı mı vardır sanki? mutfak duvarına kazınmış bir kuşumsudan başlarsın, kedilerle köpeklerle oynadığın için korkup seni doktora götürmeye karar veren annenden babandan çıkarsın. iyice tartıp süzmek lazım ama pek tabi. söz konusu sadece kitaplar değil her ne olursa olsun birden donakalıyorum, özellikle bu aralar. soru sor, tek söz edemez hale geliyorum. bence her zaman biraz öyleydim, sadece şimdilerde daha sıklıkla fark ediyorum. ama bütün bu şuursuzluğuma rağmen, bilincinde olduğum tek bir toplama faaliyetim vardı. iki farklı koleksiyon oluşturmaya çalışıyordum. keşke yanımda olsalarmış, tekrar tekrar bakar biraz fikir edinirdim.

özgün delisi toplu mailler atıyor bir yandan an itibariyle, şimdi ben aralık'ta geliyorum ya, begüm sen eve çıktın mı, sende kalırım, ben gelince napıyoruz şş diye. ben de organizasyona girişeyim bence şimdiden. sudem'e gidelim. uzun uzadıya oturup rakı içerken muhabbet etmeyi çok özledim. sonra volkan devrim anlatsın, begüm leyla olsun, mehmet aşka gelsin. benimse kendimden tek beklentim 60'ların dans figürlerini yapabilmek. o kadar. kırmızı gülün alı var derlerken çıkıp onları yaparım ben de.

istanbul
hosting