31 Ekim 2009, Cumartesi
saat: 21:09


Bugün ölülerle konuşuyorum. Çünkü sadece onlar beni anlıyor.
Belki de bu hayattan anlaşılmayı beklemek ahmaklık.
Ben bir ahmağım.
Keşke bir peri sihirli degnegiyle degiştirse bu durumu.



Bunlar bizim iç dünyamız. Bir de bunun dışı var.
İçi dışı bir. Bir somun ekmegin yarısı gibi yalnız.Diğer yarısını arıyor.

Biz yazları sevmiyoruz,ruhumuz kısa kollu şeylere sığmıyor. Yağmurda dans etmek gibisi yok.
Bulutlara sarılıyorum,kollarına giriyorum ama dağılıyorlar ansızın.

Gülümseyip aynaya bakıyorum,elimi aynaya vuruyorum ve etrafımı kırmızı damlalar sarıyor.
Gülümsemem kayboluyor. Gülümsemem hüznümden. İçimdeki burukluktan. Dışımdaki sahtelikten.

Belki de hiç olmamalıydım,boşlukta kalmalıydım.
İnsanları kendimden uzaklaştırıyorum,adeta bir buz kütlesi gibiyim. Yavas yavas eriyorum.

Dalıp dalıp gidiyorum. Sürükleniyorum kendi içimde ama yine de kendime sarılıyorum.Uzaklasıyorum.


Neyse güncük , incik boncuk seylerle seni daha fazla tutmayayım.
Öpüyorum güncük.




Bedirhan-Hande-Arın



istanbul
hosting