|
02 Kasım 2009, Pazar
saat: 00:20
Eskiden, banyo sobamız vardı. Bolca odunla bi güzeL ısınırdı banyo, bide göbek taşı oLsa tam olurdu hani. Dışarıda kış- kıyamet varmış umrumuzda oLmazdı. Saatlerce çıkmazdım banyodan, derim artık buruş buruş olurdu. Banyodan sonra üşürsün gibi bi derdimde olmazdı. Çünkü gürül gürül yanan soba vardı. Kedi gibi kıvrılırdım hemen yanına. bide Anamın demlediği çay varsa, ayyukaya çıkardım. En çokta çayın bittiğinde mutfağa kadar gitmek zorunda kalmazdın. Hiç götünü kımıldatmadan çayın bardağında oLurdu. Ve tabi en sevdiğim kısmıda sobanın sıcaklığına daha fazla dayanamaz gözler kapanır yavaş, yavaş... Televizyon karşısında şekerleme yapılmaya başlanır, bi yerde Annen, bi yerde baban, bi yerde sen... Soba sönmeye başlarken, horultular artardı.herkes kendi soğuk odasının yoLunu tutardı... Işıklar söner, iyi bir uyku için dilekler söylenirken sıcak bir öpücük verilirdi, yastık izi olmuş yanaklara. Eskiden herşey daha bi güzeLdi. Eskidi, gitti.. | ||
|
|
||