|
02 Kasım 2009, Pazartesi
saat: 12:00
güllük bu sabah yine uyumadım ama kitapta okumadım. etrafa bakındım yine. millete işte. çok sonradan müzik dinlemeye başladım. beynim pek meşgulmüş anlaşılan müziksiz ayılabildim bu sabah. bizim servis amcası ümit besene benzio leyn! hahhah fark edince çok güldüm. ki onu da bu sabah fark ettim. ahh bir de işe yeni bi velet başladı. velet dediğime bakma koca adam. bana yakın oturuyor sayılır bu sebeple bizim serviste ve tam önümde oturuyor. ya aslında iyi çocuk, akıllı filan birine benziyo, ortama da uyum sağladı sayılır hatta. ama ya bu sabah fark ettim meğer daha evvel hiç dikkat etmemişim kuzum bu çocuk altına kakasını yapmış gibi yürüyor! ama bak sahiden! sanki böyle kakasını donuna kaçırmış kenarından sızıp paçalarından dökülmesin diye bir dikkat etme ama aynı zamanda da yok umrumda değil hallerinde ahhh işte hayal et canım yaaaaa! bak şimdi önümden geçti yine, ah tanrım yaaa yazıkkk! yaykkk! bi erkek neden böyke yürür ki? pipisi mi çok hassas yoksa? hahaha iğrençleşiyorum. ama hani bu erkeklerin öyle bi garip yürüyüş halleri var ya. onu da anlamıyorum ben. hani şöyle dizleri haddinden fazla kırıp ille de dışarı doğru açarlar ya. garip bi açı çizerler işte o dizleriyle ki şimdi düşündüm sanırım bu da o nadide pipilerine zarar gelmesin diye. ama bu şekilde yürürken ne kadar salak, ahmak ve ezik göründüklerinin farkında değiller mi sence? ahh hani bir de otururken yine böyle yüzseksen derece açarlar ya bacaklarını o muhteşem parçalarını sergilemek için midir bu da yoksa hakikaten o kadar mı hassas o kadar mı kıymetli ya hu bu lanet şey! ahhh midem kaldırmadı şimdi bu görüntüleri. bu sabah erkeklerden nefret ederek uyandım. bunları yapmadığını fark ettiğim bir iki erkek hariç hepsinden nefret ettim. annem gitti. gitmedem özlemiştim hakikaten. şimdi ise hasretiyle kavruluyorum. sanırım anneme olan kocaman sevgim iyice açığa çıktı. ya da kadınsı yanım daha bi hassaslaştı o yüzden böyle oldum, tiksindim bi an erkeklerden. ahh anlamak zorunda da değiliz ki canım neden bu sabah böyle uyandığımı. öyle işte. böyle işte. bu kadar işte. bu sabah erkekleri sevmedim hepsi bu... bi de sürekli dinliyorum, hard-fi - the king muhteşem şarkı, gerçekten "i've been thinking of you, every waking hour, staring at the wall, trying to find the nerve to call..." ahhh içimi acıtıyor bu sözler zira benim telefonlarla aramalarla işim yok artık. huh sana da bana da huh huh huh! ama bu şarkını bir yerinde yani şöyle söyleyeyim son 50. saniye civarları orda sevgili dostumuz steve idi sanırım adı ahh sesini böyle iğrenç abuk bir şekilde incelterek bi şey söylüyor. tam anlayamıyorum ne dediğini "why don't you wanna do it now?" gibi bi şey sanırım ya da ben öylesine tiksindim ki o ince değil incecik sesten ahh dedim. anlamıyorum ve mümkünse şarkıdan o kısmın çıkarılmasını talep ediyorum. olur mu? hah buyur canım. yoğun ve geri zekalı ahmak iş temposu işte! yazmaya başladığımda sabahın sekiz otuzu idi. şimdi öğle arasına çıkmak üzereyim. hade öptüm güllük yok şarkı! huh! yok işte... | ||
|
|
||