03 Kasım 2009, Salı
saat: 21:52





inatla neden yazamadığımı bilmiyorum. aslında güzel cümle kurma yetimi kaybettim, ondan da kaynaklanıyor olabilir diye düşünüyorum. arkadaşlarımla bile güzel konuşamıyorum.

ve başıma ilk kez şuan ki gibi birşey geliyor. insanın içinin sıkılması boynunun sonuyla göğüsleri arasında mı olur? çünkü nefes alırken bazen acıdığını hissediyormusum gibi geliyor. sanki bir şeye çok heycanlanmış yada korkmuşum gibi.. ama bütün bunları yaşamamında bir alemi yok. en küçük şeyden nem kapacak bir karaktere de sahip değilim çünkü. yarın ali geliyor, bugün deniz'i gördüm, yan gelip yatabiliyorum yada şu ara bir kaç şeye rağmen güzeldi. ne var anlamıyorum. bak şimdide karnıma geçti.

-acaba yalan söylemekle mi alakalı? fakat olsun, bunun gibi yalanları daha önce de söyledim.. alakası yok, hepimiz söyleriz.

-yada; vicdanım şu geçen ki sırrı saklamaya el vermiyor ve kızıyor diye mi? bilmiyorum. fakat kendimi bu denli suçlu hissettiğimi hatırlamıyorum. kendime bu denli kızdığımı da hatırlamıyorum. hak ediyormuydu? hayır.

"olayın karmaya giripte birgün bana dönmesini hiç istemiyorum. farklı yoldan bile olsa."

kaç yıl oldu buradayım, böyle aptal bir günce yazacağımı da hiç sanmazdım. garip ruh halidir, 3 saate geçer diye bekliyorum.

-ve eğer rahatlamaksa amaç; önce kendimden özür dilerim, ardından ondan.. ötekinden asla dilemem çünkü korktuğunu da biliyorum. karnımı ağrıtıyorum. kim görecek ki? herşey tatlı, hepsi tatlı.




istanbul
hosting