|
03 Kasım 2009, Salı
saat: 23:18
yağmur başladı yağmaya.. hüzünkovanının akrep sokan yollarına kuşları yitik,saniyeleri sinesine çekik.. bir okadar silik bir tabloydu sanırım.. biraz nemli,biraz sitemkar..az siyah beyaz.. petrol tonlarıyla altı çizili bir kaldırımın ayakizlerini taşımanın yorgunluğla çatışıyordu gözleri nemli, yorgunluğun asıl sahibi gölgelerle ki gölgeler umursamaz ve korkak.. güneşli zamanlarda..küçük ve zavallı.. karanlıklar koynunda büyük ve bir okadar endamlı.. kaldırım yalnızdı geceleri.. daha az yorgundu ama..gölgelerin siluetlerinin şakaklarına bıraktığı sancı.. tarifsiz acı tonlarını serpen bir ay düşü.. notalarını eze eze geçen bir şarkının son düşüşü.. son sevişi delip geçen, ince bir sızının sendeleyişi... ton arayışıydı gelip geçen, sizce bir yıldızın bekleyişi... sessizce kayıp gidişinin şehre bıraktığı sağnak debeleyişi.. ki.. farkeden bir tek kaldırımdı... petrolden maviye ıssız ve gizli..bir damla daha düştü saçlarına...gözleri yıldız gölgesinde.. kalbiyse..kayıp giderken tutulduğu gölgesiz ayda... | ||
|
|
||