|
05 Kasım 2009, Perşembe
saat: 12:00
sabah güneşi görünce, iyi yakalamışım yağmurlu havayı, dedim. ilk aklıma gelen tabii ki bu değildi. ama şu an ilk aklıma gelen bu oldu. dün akşam üsküdar'da neredeyse kayboluyordum. oradan oraya girdim, öbür köşeden çıktım. bir yer de aramıyordum. öylesine, sırf yağmurda ıslanmak içün. kaybolmayı sevmek nasıl bir sapıklıktır. bir gün hakikaten kaybolucam o olacak. o zaman n'apıcam. ama bak diyim sana, o iki dik yokuşta aklım kaldı. yokuşun sonunda gördüğüm şey hoştu çünkü. duvarlar. eski. çengelköye geçmedim. üşendim hem. hem de eskaza birine rastlarım filan. hem rastlamak istedim hem korktum. böyle işte. nasıl anlatayım. sonracıma da yine motorla, yine dışarıda, beşiktaşa geçtim. orada otobüs gelene kadar büfede bir çay içtim, büfedekilerle selâmlaştım. sonra da doğru ev. hmmm, ilginç tipler vardı tabi de. yorma şimdi. eve gittim. bişiler yedim. aralarda sık sık öteki kanallara bakarak dizi izledim. yerimden yalnıza tuvalet, mutfaktan çay almak, en sonunda da yatmak için kalktım. üç kere kalktım sayılmaz ama bunların hepsini bir kerede de yapmış olabilirim nereden biliyorsun. sonracıma uyudum işte. dur en son gözümde hangi kare kalmış tv'den bakalım hatırlayabileck miyim? hmmm. hah, low and order vardı, ama sonunu göremedim. kadını yakaladılardı ama onu hatırlıyorum bak. gece uyandım. yaso odamda bilgisayarımla uğraşıyodu. he benim evde canlı teknik servis var. sabah kalktım, mandalina atıştırdım birkaç tane. sigara içtim. odamı toparladım. masamın üzerindeki bulaşıkları yıkadım. pis bi insan olabiliyorum zaman zaman. ama toplaryıp azıcık da temizleyince rahatlıyorum. kendimi büyyük işler yapmış gibi hissedebiliyorum. duşumu aldım çıktım. allahım ne lâf kalabalığı yaptım yahuu... ama bunlar işte. ötekilerden uzak tutuyor mu tutmuyor mu onu de bana. daha sakinim demek istiyorum. her şey gözüme batıyor demek istemiyorum. anasını satim gitmek istiyorum oraya buraya. ama öyle böyle değil. ya gitmek. ya yok olmak. ölümden sonrasına inanmasam daha mı kolaydı ne. inanan biri olduğum için şükretmeliyim. bu göyneği kendim giydim eynime. kime ne. böyle bir türkü vardı de mi. kendim giydim. sonradan da olsa giyindiğim göyneğe şükür. ... | ||
|
|
||