06 Kasım 2009, Perşembe
saat: 00:13


Onu Özlemek

Ansızın geliyorsun
derme çatma bilincime
"saatten haberin yokmu ?" dercesine bakıyorum gözlerinin içine
gel içeri der gibi git diyorum sana
içime sürüklüyorum seni

ben seni kimde kaybettim bilmiyorum
duru su gibiyken sen
hep bulanık görünüyorum ben
sana giden yollarda
can alıp can veriyorum
düğüm düğüm içim
gelde çöz beni
bazen sana asırlar önce vurulmam gerektiğini hissediyorum
en keskin duygularımla
kalbine jiletten bir duvar örmekle
başlardım işe
düşünüyorumda biz seninle
ne nükleer savaşlar gördük
nede ekonomik buhranlar
2.dünya savaşının sonuna bile yetişemedik
korkudan sarılamadık bile bedenlerimize
kaybetme duygusunu bi tek insanlarda gördük
karartma günlerinde
yalan ifadelerde
koruyup/kollayamadık bile birbirimizi
yinede gidişinle
akrandı 2.dünya savaşının sonu

dağılan tüm ittifaklarım
kalbimi esir aldı
toprağa düşerken bir insan bedeni
tüm savaş yeminimi bozarak
ben senden geri çekildim
çoktan isyan içimde bir yerlerde başladı bile
er meydanından gözü yaşlı dönmekte varmış
gün doğarken vursunlar ya beni
yoksa ölüm orucuna yatıyorum ardından
tüm ateist duygularım ayaktayken
giderken belden aşşa vuruyorsun hep
eğer yanımda dursaydın,gitmeseydin
başlamazdı belkide bu cihad,bu kargaşa
gitmediğimiz yerlerde
ölmezdi görmediğimiz masum insanlar

neyse artık çok geç
ateşe verilmiş bedenime özlem kafa tutmaya başladı bile
açık saçık bir halde kundaklanırken tüm hücrelerim
seni özlemenin bedeli bu muydu
hatıralarıma jilet atan gözlerin bu kadar keskin olmak zorundamıydı
...


istanbul
hosting