|
07 Kasım 2009, Cumartesi
saat: 01:27
Çiçekli havlu kapıda asılı durur Kareli battaniyemi örterim üstüme Şirin bir fincandan kahvemi yudumlarım Duvarımda duran gülen adama bakarım Sessizliğin sesini dinlerim uzanırken Sokrates ile tartışıp, onu göt ederim Gözden geçirilmiş yeni yazımı yazarım Şu hayat su gibi akıp giderken... | ||
|
|
||