|
11 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 22:18
Yanı başımda bir bebek var. Ağzında emziği, bebek arabasının içinde öylece uyuyor. Kendi ellerimle uyuttum. Yarın 6 aylık olacak. Yaşamak için gereksinim duyduğu şeyler hariç hiçbir şey yap(a)mıyor. Çünkü neler yapabileceğine dair en ufak bir fikri bile yok. 1 yaşına doğru düşe kalka yürümeyi öğrenecek. Tam o sıralarda ilk kelimeler dökülmeye başlayacak ağzından. "Anne," diyecek, ya da "baba". Saha sonra iyiden iyiye çenesi düşecek. Etrafında olup bitenleri kavramaya çalışacak. Derken okul çağı; aileden ilk ayrılık... Büyüyecek. Bir çocuğu çok sevecek. Çok sevmenin, çok sevilmeye yetmediğini öğrenecek. Acı çekecek önceleri. Sonra acı çektirmeyi deneyecek. Büyüyecek. Büyüdükçe dünyanın kirli olduğunu görecek. Temiz kalmanın bir anlamı olmadığını farkedip biraz da o kirletecek. Bugünkü toz pembe dünya artık çok geride... Şimdi oturduğum yerde, tüm bu olacakları bilerek, yanı başımda uyuyan bu sevimli yaratığı izliyorum. İnanılmaz bir huzur, tarifsiz bir mutluluk. Nedenini tam olarak kestiremediğim bir "sıkıntı" beri yandan. | ||
|
|
||