|
12 Kasım 2009, Perşembe
saat: 02:25
Küçük bi kızdım. Büyüttüler. Sakindim, uysal, anlayışlı.. peki ya şimdi? Öyle bi hale geldim ki kendimden korkar oldum şimdi. Özel insanlarım vardı benim, tanrısallaştırdığım, kendimden bile sakındığım. En çok onlardan korkardım, gidicekler diye, ben hata yapıcam diye. Ve hep öyle oldu. Küçüktüm, büyüdüm. Büyüttüler. Hiç istemedim ki ben büyümeyi! İçinde hayallerim olan bi balonum vardı elimde önce onu aldılar. Hayalsiz kaldım. Birini sevdim; güvensiz kaldım. Bakabildiğim tek yer avuç içlerim şimdi.. bomboşlar.. ıssızlar. Yağmur yağıyor, rüzgar olabildiğince esiyor hatta bağırıyor bir uğultuyla. Haykırabiliyor tüm nefretini hem de herkese. En sevdiğim şeydi benim rüzgarda saçarlım salınsın. Rüzgar okşarken yüzümü yağmur da öpsün. Fırtınalarda kalayım dışarıda haykırmak için içimdekileri. Öyle bi anım olsun ki (ki olucak hissediorum), belki bi sinir krizi, belki bi ayin, belki bi dua da.. öyle bi anım olsun ki atabileyim içimdeki tüm kötü şeyleri. Yüzümde bi el gezsin. Şefkat dolu bi el. Saçlarımda dolansın sonra. Çekip alsın beni n'olur.. bi gün beni inandırsın o el, geçicek, biticek bunlar diye. Tenimin kokusu olmadan yaşamıyacak biri olucak mı? Beni özlemekten yorulan biri? Oldu sanıyorum hep. Kendimi hiç koşulsuz açıorum, teslim ediorum sonra. Ama hep gidio en çok güvendiğim. Hem de en önce. Artık kimse gitmesin.. | ||
|
|
||