|
15 Kasım 2009, Pazar
saat: 21:41
kemiklerin gelişmesi, güçlenmesi için sürekli darbe alması gerekirmiş. bağışıklık sistemimiz gibi yani. "beni öldürmeyen şey güçlü kılar" sözü doğru ama yanlış. çünkü sevmiyorum. bu sözü başına bir iş gelenin teselli arama ifadesi olarak görüyorum. oysa benim bahsettiğim şey güçlenmek için bilerek öldürülmeye teşebbüs. bir hikaye kahramanımız olsun. kimsenin başına onun yüzünden bir şey gelmesin. kendisinin bile. yaşamak için başına bir şey gelmesini bekleyen bir insan olsun bu. hikaye kahramınımıza durgun diyelim. yorgun veya argın da olabilir. argın aslında bu haliyle büyük bir potansiyel. film kahramanı ham maddesi. 10-20 dakika monoton hayatı seyrettirildikten sonra başına her türlü işi açabilirsiniz. bir kırılma anıyla hayatında herşey değişebilir. kahramanımızın filmde mi yoksa hikayede mi yer alacağını geçelim. ama birden bire hayatının değişecek olması hepimizde farklı duygulanmalar yaratır mı? toprak grubu burçlular "aman allahım" derken hava grupları "oh yea!" mi der? peki argının kendisi bu işe ne der? argın insanı yaşamak için başına bir şey gelmesini "bekleyen" bir insandı. hatta her gece bunun için dua eden bir insan bile olabilir. "allahım lütfen başıma bir iş aç. ama güzelinden olsun." hayır argın. güçlenmek istiyorsan kusura bakma ama başına güzel işler açılmayacak. mutlaka darbe yemen gerekecek. "olur yiyeyim ama bari güzel birinden olsun." argın tembel olduğu kadar güzellik düşkünü de çıktı. peki sizce tüm gün sadece kıçının üstünde oturmasına rağmen argının başına güzel biri tarafından olmadık işler açılması adalet midir, hak mıdır, reva mıdır? bazı filmler böyle ama işte. "hakkı olmadığı halde türlü maceralara dalan hakkı'nın hikayesi." kitabımızın alt başlığı hazır. argından vazgeçtim. | ||
|
|
||