|
17 Kasım 2009, Salı
saat: 22:56
tek başına yürüyorsundur bu yolda, arada sağda solda esnafa selam vererek. kim bilir belki bu şehre bir daha dönmeyeceğini bilerek... yolda sahipsiz bir eşek görürsün bağlar ipini boynuna götürürsün. amaç ne sahip olmak, ne olunmak. maksat yolda yanlız kalmamak. ve belki kim bilir içten içe yoldaşlık umarak... ağırdır, ağrılıdır yalnızlık; belki görememişsindir aradaki seviye farkını. ne sen eşeksindir ne o adam. yani belki de hayatın anlamını aynı akda aynı karada görmeyi bekleyerek... sen çekersin o gelir, belki bi süre zor gelir. ettikçe yola devam, diken dert, su hayat olur. ve an gelir takılır bir şeye. ve kim bilir kendince çok da değerli bir şeye... anlamazsın boş gelir, beklemek sana dert olur. yavaşlık sana zul gelir. kaç gündüzü gece tamamlarsın, ruh ilk defa yorulma görür. ve kim bilir yoldaşlık sana zaman zaman ar gelir. ama yine de devam edebilirsin yoluna belki de hatandan utanarak... ne çekip senin yoluna baş koymasını beklemek doğru o anda, ne de senin arkandan gelmesini beklemek. yapılacak tek şey kalır, yola yalnız devam etmek.... gelen gelirse ne ala. yetişene kadar beklersin. ama ardında görünmeyince sevda, geçmişler olsun gözden ırak gönülden de belki. ve belki ilerde yeni bi yoldaş umarak... | ||
|
|
||