|
18 Kasım 2009, Salı
saat: 00:10
Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur. Ve sen... Hem yarsın, hem ser.İkinizden de vazgeçemiyorum. Deveye hendek atlatsam, köprüde iki keçi; keçileri barıştırsam, köpek kovalar isimsiz kedilerimi. Sende bir kış ayısı miskinliği, bende katır inadı! Kutup ayısını görmemek için gözlerimizi yumuyoruz acıya, yaralarımız kanamaz sanıyoruz; yaraları öpülünce can acılarının azalacağına inanan beş yaş afacanları gibi! İstemeden bir oyunun tam ortasındayız. Oyunun adı: Çölde saklambaç! Ama korkudan öyle bir saklandık ki, korkarım, bulunduğumuz yerden yaşlanmadan çıkamayacağız. Biz hayat saklambacında birbirinin yerini bilerek birbirinden, hem de ebediyen saklanan iki saf çocuk.. Ayrı kuytularda ama beraber yaşlanacak, beraber aşklanacağız! Senden sonra.. artık.. hepsi... üvey sevgili! | ||
|
|
||