18 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 00:58


Tozlanmış çoğu.
Her birinin birer ruhu varmış da sanki,
sanki suçlularmış da...

Orada sus pus duran birer mahkum
ya da
bir şekilde bir yerlerden
çokça önemli duyumlar almış
kulakları fazlaca dolu insanı andırır gibiler.

Hayal de kuruyor olabilirim,
tıpkı havale geçirirken kurduğum gibi
Kanepede uzanırken ben ve 6 yaşım.

Karşıda kitaplık,
düşlerdim...

Şimdiki gibi değil elbette,
daha masum,çocukça.
Olmam gerektiğim gibi
safça aslında.
Düşünmezdim kim bilir ne anıları vardı
her bir sayfasında.
"Ne kadar eskiler ,
nasıl saklamışlar"dan öteye gidemedim.

Şimdiyse ,
yaşadıklarımla paralelmidir bilmem ama,

düşünüyorum,
hangi kalp kırıklıklarına,
hangi düşlere,
hangi kavgalara,
hangi aşklara,
hangi ayıplara
şahit olmuşsunuzdur?

Kadın kahvesini yudumlarken
kitabını okuyordu belki.
Adam odaya girdi sonra,
kitabı yavaşça aldı kadının elinden
bıraktı fırlatırcasıına bir köşeye.
Ve öpüşmeye başladılar
kana kana belki...

Ya da adam kitabını okuyordu,
gözlüklerini rehber etmişcesine kendine.
Kadın odaya girdi
Ve bir mucize beklercesine baktı adama.


Adam sustu,
hiç yokmuşcasına,
bölündü kadın...

Uçurumlar...







istanbul
hosting