18 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 01:43


oraya gelene kadar daha çok şey var dedi kadın. adam yadırgadı. her olayı birbirinden bağımsız değerlendireceksin dedi adam; somali'deki açlar bir durum, bir önem iken; benim burada saç tokasının kıskacıyla burnumu kıstırmam ve acıdan duyduğum büyük zevk de bir şey, bişey bişey hatta diye de ekledi.

o yüzden böyle adam sendecilerle işim olmaz dedi adam; kadın ağlamaklı çokomel yiyerek ömür tüketiyordu. adam elindeki cam işini bıraktı ve kadına dönüp hemen buradan siktirolup gidiyorsun dedi. kadın şaşırmadı. ağlamasını buna yordu. koşuyoluna atılmış bir hüzünmüş zaar, çıktı da doğruluk payı, önü ardı dedi içinden kadın. gerçeğin rahmeti yayılınca toprağa, riyakarlığın ekşimik kokusu bir güzel bastırılıyordu. saat gece yarısını çoktan geçmişti.

kadın bir taksi çağırdı, adama dönüp o yüzden filler sakınımsız tepişiyorlarmış dedi. adam anladım dedi. bir bok anlamamıştı. gülüştüler. kadın içeri girdi, iyi oyundu artık yatalım dedi.

ikisi de birbirini buldukları için ne kadar şanslı olduklarını düşünüp gayet huzurlu bir uykuya beraberce daldılar.

etyen.

istanbul
hosting