18 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 08:47


bazen bakıyorum da ve kalakalıyorum. sanırım öyle bir an yaşadım yine ki bu uykusuzluğuma rağmen hala ayaktayım. düşünüyorum. arada bir karşıma çıkarsa profillerine de bakıyorum, dönem dönem hayatımda yer etmiş insanların.
kimleri sevmişim kimlere değer vermişim ve cevabını asla alamadığım bir neden sorusu...
nasıl daha çok.
nasıl olur da insan kendisine bunu yapabilir? daha güzel bir soru belki de.
aldığım havaya sinen, özentiliğe kaçan bir çakma çocukluk güdüsü en ağırıma gideni de. bu insanların arasında kendimle var olmuş olmam ve çakma duygularına alet olmam kendime çakma duygular yaşatmam.

bazı insanlar asla büyümez. ben büyümeyi düşünmüyorum çünkü kendi içimdeki kızı koruyacak kadar kendimim. ama bazıları da çocuk kalabilmek için ıkınır. çünkü kalpleri çoktan nasırlaşmış, büyüdükçe hayata çöken o ağır hava ile daralmış kirlenmiş ve islenmiştir. işte bu insanlar saçma sapan tavırları ile KUUL olma görüntüsüne bürünüp bunu çocukluk olarak adlederler.
bakın bakın ben çocuğum hala diye bağıran tavırları aslında gizlemeye sakladıkları koca bir kötü devin akan soğuk terleridir.

ve bazen bakıyorum da, her kadına aynı aşkla bakmayı becerebilen adamlarla ne işim oldu benim?


neyse.
meditasyonumuzu yaptık yazımızı yazdık artık bi iki saat uyuyalım kedimizi koynumuza alıp

istanbul
hosting