|
18 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 11:55
dun lee ile gorustuk. meleklerden, cevremizi saran enerjiden soz etti. bir tanriya inanmadan meleklere inanmak mumkun mu bilmiyorum. belki de kararli bir davranis olmayacaktir. ote yandan ne istedigini bilmek, kontrolu eline almak demek. ister melek cagir, ister binlerce kucuk enerji baloncugu. mind is a powerful thing. biliyorsun, lisedeyken kendimi iyilestirebildigimi farkedince bu gucu seni gercekten uzaklastirdigi icin zararli bulup aciyi yasamak gerektigine karar vermistim. ne salakca! insan icinden gectigi durumun bilincinde olup ileriye gitmeye odaklanmali. cesaret sefil olmak, kendini dusuncene mahkum etmek degil aksine ayaga kalkacak guce sahip olduguna inanmak demek. simdilik trafik isiklarini yesile cevirmeyi deniyorum. su ana kadar gayet basariliyim. daha garibi ise lee'nin babaannemi yanimda gordugunu soylemesi. adi hatice imis, gece babami arayip ogrendim. iki hafta sonra 25 oluyorum. ama babaannemin adini ilk defa dun gece duydum. gecen gun biri aradi. zeal kendilerine yardimci olabilecegimi soylemis. bugun bulusup universite icin benle roportaj yapacaklar. hazirlanmak lazim. bundan baska hayat iyi sayilir. annem sonunda eve tasinacak gibi. bosanma konusu iyice bulaniklasiyor. babama guvenmiyorum. ama artik affetmem gerekiyor. seni, onu, kendimi. aralik'ta istanbul'a gidiyorum. | ||
|
|
||