|
18 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 22:32
Bütün gün düdük sandalyede oturup ekrana kanalize çalışmaktan sırtım cok agrıyor, kuyruk sokumum acıyor. kalkınca bir daha oturamıyorum. Niye bazı seyler benden bagımsız gelişiyor,anlam veremiyorum. yalan. aslında sebebini bilsem de salağa yatıp bahane üretmek daha cazip geliyor. kolay ya hani.. Opera sapıttı iki makinede de. neyse. dişimde sızlama basladı yine. Bu dingil dişçinin 5 sene önce yaptığı dişin sanırım oyduğu bir yerinde birikme oldu, umarım boynumdaki bezeler bundan degildir ama bu ara bir aktivite yok orada. kanal tedavisi yapıp su duruma gelecegine direk cekseydi ya..o zaman gelmedi tabi aklıma. ruh hastası bünye hastane yada diş hekimine gidince zevkten dört köşe oldugu için, düşünemiyor bir takım önemlileri. keske iğne olsam yine. kalcadaki sızının verdigi haz inanılmaz,çok seviyorum.evet.en son virüscükler yüzünden 10 gün evde yattıgımda yemiştim günde iki posta, kıçım karısık pizza gibi olmustu deliklerden.hehe. kafamı dagıtmaya calısıyorum. canım bira çekiyor.yok votka daha iyi ne zamandır içmiyorum.yada bira mı daha iyi bu yorgunluga simdi? hemen sızdırır.mısıl mısıl uyursun.oh harika. ama evde bira yok ve cıkıp alamicam.kalkamam.uzak.çok uzak.. ben en temizi bir adacayı yapayım kendime. sonra düşüneyim. özlemi içimde baudelaire ime sırnasayım. öperim güncesi. | ||
|
|
||