19 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 00:07


y- Eeeh, yeter ama!
p- Napim, anlamıyorum.
y- Ya nesini anlamıyorsun ki bunun?
p- Beceremiyosun işte anlatmayı, senin yüzünden!
y- Yemin ediyorum sayısal zekan sıfır.
p- Bilmediğim bir şey söyle.

Daha fizik çalışmaya başlayalı 2-3 dakika olmuştu bu konuşma geçtiğinde. Fakat bu süre benim gibi bir insanın, onun gibi mülayim bir insanı dellendirebilmesi için uzun bir süre bile sayılabilir.

p- Bırakıcam oğlum ben bu okulu.
y- Zevzekliği keste otur çalış. Bir halttan anladığın yok. Gidiyorum ben...

Ve dediğini yapıp gitti...

Koşa koşa kütüphaneye attım kendimi. Vakitlice çemçük diye diye dalga geçtiğimiz herifin orada olması ve bana 5 dakika içinde iki ayrı konuyu komple öğretebilmiş olması günün mucizesiydi.

Bir işe yaradı mı peki?

Tabiki hayır!

Ve bunca yıllık öğrencilik hayatımın ilk berbat sınavını böylece geçirmiş oldum.

Bir nevi TEF'e hoşgeldin hediyesi...

istanbul
hosting