19 Kasım 2009, Perşembe
saat: 13:04


eh şakir,

belki de zamanı geldi artık dünya'yı yeniden ele almanın. Can isteyince döndürüp, sıkılınca soğumaya bırakmanın. Pazar günlerini duygusallığa ayırıp, çalışma saatlerinde işsel yoğuşmaların zevkiyle, kucak dolusu sarınılmalı sevgiliye, kokusu başka güzel, öpüşü ayrı ölüm.

İnsan kendine saygısızlık etmemeli önce, bugün yaşıyorsan ilahiyatı, yarın puta tapıp da tanrıdan geçmemelisin. Aşıksan aşıksındır, bir öncekine benzerliği derecesinde azlır çünkü ve felsefe odur ki zaten bu sebepten hiç bir aşk birbirine benzemez. Görsel temaları aynı olsa da, hissiyatı, bedeviyatı ve edebiyaaatı, gark olunan mutluluğun kaynağı farklıdır, bakış açısı yarası ve hüznü de elbetten. Aşk'a ulaşılamayan ciğer muamelesi neden hiç düşündün mü? Korkup kendinden kaçmalar, sövüp yok saymalar. Bok çukuru da olsa düştüğün aşk diye, aşksın bir kere, bok çukuru tualin, ağzından çıkana dikkat et ki saygın kalsın.

"Aşk'a inanmıyorum!"lu cümlelerin sahipleridir gördüğüm, mutsuz, ve bilinen en iyi şairler değil midir, aşktan uzak, öksüz? Gün doğumunu dünkünden farklı kılan koynundaki kokusu değil midir mesela? inkar edebilir misin, günden fazgeçip tene düştüğünü? o zaman küfür de etmeyeceksin kendi yaratımına, etmeyeceksin ki saygını koruyabil, yaşadığını hatırla.

"Erkek'in asaleti kadın giderken ki duruşundadır!" demiş adam. Bir düşün bakalım? biri de "mutlu aşk yoktur!" demiş örneğin. Şakir, hatırlıyor musun yoğum bakımdaydı babamın babası, babaların babası, babannem hiç ayrılmadı yanından. Hiç bırakmadı elini hani evliliklerinin 50.yıl dönümünde? Yalvardık babanneme, zaten adam uyuyor, sen de biraz dinlen diye. Babannem bir an yorgun düştü, omuzları çöktü de bıraktı yaşlı kocasının, felçli elini. İşte yoğun bakımda uyandığı tek andı babaların babasının. Bir damla yaş geldi gözünden. Doktorlar şaşırdı? Sen aşkın hangi hiçliğinden dem vuruyorsun be adam? "sen bilmiyorsun diye yok sayabilir misin?" aramaktan vazgeçmek ayrı şeydir, yok olduğuna inanmak başka!

altı sene boyunca sadece mektupta görmüş sevgilisini benim eniştem, ne bir fotoğraf ne bir nota ses, sevilene dair. Sadece yazışmışlar, gizli gizli kaçak kaçak. 3 çocuklarından 5torunları var şimdi. Her gece, halana sarılmadan uyuyamıyorum diyor, sen kalkmış aşkın hangi hiçliğinden yakınıyorsun?

testesteronun gölgelediği aşkların ömrü kısa oluyormuş, penis boyu kadar kısa? sövmeden önce bir bak kasıklarına. Düşün!

ben biliyorum ki aşk başka şeydir, acısı farklı mutluğu farklı. Acının aşktan olduğunu da biliyorum ya, ondan belki de sövmüyorum ardından. Düşündükçe gülümsemek de aşka dair üstelik, hüzünlenmekte. Yalanacaksa eğer hiç tükürmeyeceksin. Çeneni tutup ıssız odaların serin yorgan altlarında rutubete bırakacaksın nefesini. Aşk öldürmese de nem öldürür.

istanbul
hosting