|
20 Kasım 2009, Perşembe
saat: 00:05
"69'u çok seveceksiniz" yazıyordu duvarda dev puntolarla. bu bir reklam sloganı ! dolmuşta büyükçe bi sırıtmayla karşılık verdim kendisine. bir havayolu firmasının reklamı. hangisiyse bayram biletimi iptal edip ondan alacağım hemen. adamlar çifte uçuş vaat ediyor, bakar mısınız ?! malum, döndüm karşıdan. bu akşam da kalayım diye 3 ayrı koldan ısrar vardı. hangisini seçsem diğer ikisi alınacağından paşa paşa evime dönmeyi yeğledim. zaten bir geceden fazla dışarda kalmayı sevmiyorum. hatta o geceyi bile sevmiyorum ama neyse. kendimi sorumlu hissedip çılgınca çalıştım dün gece ve bugün. evde olsa kesin o kadar çalışmazdım, isabet oldu. gerçi sabaha, böbrek taşı ameliyatını izleyip ardından da enerji bakanı'nın ona aşık aşık bakan korumasıyla dalga geçerek başladım ama devamı verimli geçti. akşamüstü m. ablamı ve m.'yi bekleyip teyzemlere geçtim. bugün daha sakindi geçen haftaya göre. çekirdek kadro vardı. hoca gelene kadar oturduk, konuşuyorduk. teyzem birden bana dönüp "sen korunuyor musun?" diye sordu. o an tükürüğümle kendimi boğma raddesine geldiysem de birden toparlandım. meğer domuz gribinden bahsediyormuş. neyse ki toparlanıp cevabımı asıl soruya göre düzenlemeyi başardım. sonra hoca geldi. müezzinmiş. detoneydi, sesi felaketti maalesef. bir de burnu akıp duruyordu. dua gayet günceldi yalnız. şehitlerden, enerji kaynaklarımıza, oradan domuz gribine kadar kapsamlı bir dua oldu. sonra bize hatıralarını anlatmaya başladı. şu cümleyi duyunca zor tuttum kendimi: "bir gün şeytan taşlamaya gidiyoruz..." :)) yaaa işte böyle, değişik iki gün geçti gitti. he bi de babam bugün domuz gribi aşısı oldu, riskli grupta olduğu için. umarım bi terslik çıkmaz. korktum çok. günün şarkısı : gnarls barkley - who's gonna save my soul (bu günceden sonra ancak bu şarkı) | ||
|
|
||