|
20 Kasım 2009, Cuma
saat: 15:35
kafasız, yeni sürülmüs ojeli parmaklarla mouse kullanılır, tablet kullanılmaz. asagıdakilerin calısmaları hala bitmedi. kafayı yemek üzereyim. sessiz takılıcam bugün ne güzel dedim, demir kesme biçme işlemi yeniden basladı , müzik acıyorum duymamak için, volume diyorum maestro!..bana mısın demiyor. beynim bulandı. cok güzel bir havuclu kek yedim biraz önce kahvemle. annem cocuklugumuzda yapardı cok güzel sonraları bıraktı. simdi istemedigin kadar cok var lakin annenin yaptıgı gibi olmuyor be güncesi. malzemesi bol, leziz böyle mmm, mis. sırtım agrımaya basladı yeniden. cesitli biçimlerde oturuyorum, olmuyor. bu koltuk cok rahatsız. bi yastık getirmeli evden arkam, evet deneyeyim bunu. çıkıp bi hava alsam, biraz yürüyüp gelsem mi acaba. bilmiyorum otur otur hapsoluyorum her gün burada. sürekli ekrana bakmaktan, full time sarhos gibi hissediyorum kendimi. ama kadıköy sokaklarını bu saatte sevmiyorum. moda var.. ya da karsıya geçsem studyoya nasıl olur diye düşündüm simdi yok gitmeyecem. saat 3 zaten, çekim varsa var, yoksa yok. yoksa zaten mal gibi bombos takılmanın alemi yok. neyse. yalan oldu. | ||
|
|
||