21 Kasım 2009, Cumartesi
saat: 17:08


sabah 11'de taksim tünel'de buluştuk. kırmızı bilezikler ve üzerlerinde çocukların isimlerinin yazılı olduğu önlüklerimizi aldık. önlüklerimizi giyindik. kimi sigara içiyor, kiminin yüzü kameralara dönük röportaj veriyordu.
benim üzerimdeki önlükte
liluz bengi
üç yaşında
öldürüldü
1994(yaşasaydı küçük oğlumla yaşıt olacakmış)
yazıyordu. herkesin üzerinde farklı isimler, farklı yaşlar. biz, biz değildik o sıra. türküler söylendi meydanda bir de ninni.
sessizce galatasaray'a doğru yürümeye başladık. kimisi cep telefonuyla konuşyuor, uzun süredir birbirini görmeyen arkadaşlar muhabbet ediyordu. hem eylemin içinde, hem dışındaydık. hem kendimizdik, hem ismimiz ve yaşımızla ölü birer çocuk.
galatasaray'da cumartesi annelerinin zılgıt çekerek bizi, çocuklarını, bizi karşılamalarıyla işin boyutu değişti. onlarla birlikte oturduk. onlar da* kayıplarının fotoğraflarını kaldırdılar yukarı. cevap beklediler. oturduk. göz göz olduk. bekledik. şahitlik ettik.

sonra eylem bitti.

istanbul
hosting