|
22 Kasım 2009, Pazar
saat: 22:46
...mahpustayım ama bu kendi tercihim birazda seviyorum hapisliği,ben kaldıkça içerde dışarıda bahar bir başka gelişiyor,benle,benim sayemde birazda-enerjisi onun içinde zaten,belkide benim hüsnükuruntum,zaten devinecek kendiliğinden-ardından sevdiklerim-insanlar,nesneler,duygular-onlar daha çok yakışıyor bahara,güneşe özgürlüğe,bundan ziyade çok severim dört duvarı. içerde tek görevim var elimde bir çorba kaşığı oyuyorum betonu,demiri,asvaltı..seviyorum bu işi hınçla olmasa bile başka bir aşkla dolduruyorum ceplerime toprağı.avludaki çiçeklerin dibine serpiyorum her toz zerresine kadar.bu toprakta büyüyor umutlarım.saatler günler aylar böyle geçiyor.her defasında bir avuç sonra bir avuç daha. birgün bir yel oluyor,yağmur boran kar.yazık oluyor çiçeklerime.acıyorum tabi.zorlanıyorum.Rudyard Kipling geliyor aklıma."Sahip olduğun herşey tek tek gittiğinde bile; elinde kalan yıpranmış araç gereçlerle yeniden inşaa edebiliyosa sen büyük adam olacaksın oğlum" diyor ya onu düşünüyorum.yarın ilk iş diyorum sabah gün ağarmadan al kaşığını eline,düş yine toprağa. yine birdaha ve yeniden yapmalı ki hayat anlamını bulsun.yoksa neye yararki,değiştirmedikten sonra.dönüştürmedikten sonra.kendime kolaylıklar diliyorum.çok seviyorum kendimi.sonrada öpüyorum anlımdan. | ||
|
|
||