25 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 10:01




eski güncelerimi okuyodum bu gerçekten ilginç bir günce olmuş tarih bakımından da neredeyse geçensene bugün, güzel şeyler yazmışım temenniler istekler umutlar ama kilit cümleyi aslında kırılma noktasını o can alıcı replik ile bitirmişim... yani bugünü görmüşüm.. teşekkür ederim nagihan.. teşekkür edem ey hak






şöyle izne geldim geleli ağız tadıyla bişiler yazamadım sana ve bunun burukluğuyla dönüyorum.. yüzüm yine kışa döndü, yavaş yavaş toplamaya başladım odamdaki sonbahar yapraklarını.,, 2 gün önce can arkadaşımı kardeşimi teğmenimi yolladım eskişehire tren garında anladım ki ayrılıklar ne biçimde nerde nezaman olursa olsun zormuş... yüreğim yangın yeri içimde canımı acıtan bişeyler., sensizliğin adı bile yorucu.. dostlarım ağbim engin çınar,ablam dileğim, ve hobbitim,karucuğum nalan ablam,arat,yafus,kabasakal dostum serdar,güzel yüzlü elif hepinizi yine tekrar ardımda bırakıp gitmenin şuursuz sarhoşluğunu yaşıyorum yarın orda uyandığımda canım daha çok yanıcak.... yokluğunuz buram buram hissettiricek...

sevdiğim nagihanım, yüreğim herzaman sıcacık sana, heran gelicekmisin beni görücekmişsin gibi hazır kıta. sensizliğe alışması inan çok zor., artık gözümü açar açmaz ilk senin aklıma düşüceğin günler yine başlıyo.. yine keşkelerim yine hasretlerim.. ellerimi hiç bırakma soğukta donmak üzere sıcaklığını esirgeme benden seni çok seviyorum

*ben giderim adım kalır,dostlar beni hatırlasın..


Karda donmak üzeresin... uyku tatlı geliyor... ama sen öldüğünün farkında değilsin

istanbul